top of page
  • Yazarın fotoğrafıayfer6

Sosyal Medya Pazarlamasında En Çok Yapılan 9 Hata

2015’ten beri markaların yüzde 94’ü marka bilinini artırmak adına sosyal medya pazarlama araçlarını kullanıyor. Ancak, sosyal medya pazarlama kampanyalarından istenen getiri elde edemeyen çok sayıda işletme de var. Bu durumda, aradığınız dönüşü elde etmek için etkili bir stratejiye sahip olmanız gerekir. Sosyal medya için bir strateji oluştururken, önce ortak hatalara dikkat çekmek ve bunları önlemek önemlidir.


Kaçınılması Gereken İlk 9 Hata


Sosyal medya pazarlama kampanyası başlatırken yapabileceğiniz birçok hata var. Sık sık yapılan tüm küçük hatalardan bir liste yapsak, dünyanın etrafını 3 kere sarabilirdi. Bunun yerine, yalnızca sosyal medya pazarlamasına giriş yapılırken yapmanız muhtemel olan 9 yaygın hataya odaklanacağız.


1. Verileri Göz Ardı Etmek


Bugünün dünyasında, plan ve analiz olmadan herhangi bir işte başarı görmeyi bekleyemezsiniz. Hangi eylemlerin gerçekleştirileceğini veya hangi strateji türlerinin çalışabileceğini bilmek için verileri analiz etmeniz gerekir.

Neyse ki, veri toplamak geçmişte olduğu kadar zor değil. Günümüzde, gerekli bilgileri birkaç dakika içinde kolayca alabilirsiniz, tek yapmanız gereken doğru araçları aramak ve bulmaktır. Araştırmacılar tarafından yapılan çok sayıda çalışma var ve performansınız hakkında size gerçek zamanlı veriler sağlayabilecek birçok araç var. Örneğin, Facebook, belirli bir sayfadaki yayınların nasıl performans gösterdiğine ilişkin çeşitli istatistikler sunan sayfalarda bir “Analizler” bölümü sunar. Sosyal medya pazarlama kampanyanızın performansını ölçmek için kullanılabilecek AgoraPulse ve Keyhole gibi üçüncü taraf araçları da kullanabilirsiniz. AgoraPulse ve Keygole markaların sosyal performanslarını takip etmelerini sağlayan iki mükemmel araç. Kampanyanız için bir plan yapmaya başlamadan önce bu bilgilere derinlemesine değerlendirmelisiniz.


2. İçeriklere Özen Göstermemek


Sosyal medya hesaplarınızda paylaştığınız içeriklerin markanızın imajına katkıda bulunduğunu unutmayın. İçeriklerinizi düzenli olarak Facebook, Twitter veya diğer sosyal medya hesaplarında paylaşırken, iyi bir izlenim bıraktığınızdan ve kitlenizle bağlantı kurduğunuzdan emin olmanız gerekir. Zira, büyük emekler harcayarak oluştuduğunuz kitlenizde, kötü bir izlenim bırakmak istemezsiniz. İçeriklerinizi paylaşmadan önce ise kendinize şu önemli sorular sormalısınız:

  • İçeriğim ilginç mi?

  • İçeriğim takipçilerime fayda sağlıyor mu?

  • Gönderimlerim yalnızca satış odaklı mı?

Kullanıcılar sayfanızı veya kanalınızı takip etmeye karar verdiklerinde, kayda değer bir şey göndermenizi bekliyorlar. Sadece ürünlerinizi ve şirketinizi tanıtmayın. Bunun yerine, ilginç bir şey yayınlamalısınız ve takipçilerinizle etkileşime geçmelisiniz. Örneğin, sektörünüzle alakalı ilginç bir konu hakkında bir blog yazısı yazabilir ve ardından Facebook sayfanızda bir harekete geçirici mesaj ile bir bağlantı yayınlayabilirsiniz. Müşterilerinizin işletmenizle daha kişisel bir düzeyde bağlantı kurmasına yardımcı olmak için ilginç “sahne arkası” anlarını da yayınlayabilirsiniz.


3. Alakasız İçerikler Paylaşmak


Gönderilerinizin her zaman ilgi çekici olmasını ve takipçiyi bilgilendirmesini sağlarken, sosyal profillerinize gönderdiğiniz bilgileri ürün ve hizmetlerinizle de uygun tutmaya çalışmalısınız. Örneğin, finansal ürünlerle ilgilenen bir işletmeniz varsa, takipçilerinize sevimli kediler veya lezzetli yemek tarifleri paylaşmanız yersiz olacaktır.


4. CTA’siz İçerik Paylaşmak


Sosyal medya pazarlamasının ana noktası, henüz müşteriniz olmayan takipçilerinizi müşteriye dönüştürmektir. Ne kadar çok müşteriniz varsa, o kadar çok para kazanırsınız. Dolayısıyla da, sosyal medyada ne kadar çok insana ulaşırsanız, sosyal medya pazarlama kampanyanız size o kadar para kazandırır. İçerikleri sadece paylaşmak yetmez, aynı zamanda bir CTA (Call To Action) mesajı ile takipçilerinizi içeriğinize tıklaması adına yönlendirmelisiniz. Tabii ki, sosyal profillerinizde sıkıcı içerikler gönderiyorsanız, takipçileriniz içeriğinizle etkileşime girmeyecek ve tıklama yapmaları mümkün olmayacaktır. Hatta mevcut müşterilerinizi bile kaybedebilirsiniz. Bununla birlikte, ilgi çekici içerikler yayınlarsanız, takipçilerinizin tıklamalarını ve daha sonra arkadaşlarınızla paylaştığınız içeriği paylaşma olasılığı daha yüksektir. Bu noktada, İlgi çekici içerik yayınlamayı ve etkileyici bir harekete geçirici mesaj eklemeyi deneyin. Takipçilerinizin bir gönderiyi paylaşmasını istiyorsanız, bunu yapmalarını harekete geçirici bir mesaj ile rica edin. En basitinden “Hemen Tıklayın” tadında küçük bir ifade kullanabilirsiniz. Bununla birlikte, harekete geçirici mesajlarınızda da yaratıcı olmanızda fayda var.


5. Takipçileri Yanıtsız Bırakmak


İşletmelerin sosyal medya hesaplarını oluştururken yaptıkları yaygın bir hata, potansiyel müşterilere yanıt verme sürecinnde yavaş davranıyor olmalarıdır. Müşteriler endişelerini, sorularını ve işlerini önemseyen bir kişiyle konuşuyormuş gibi hissetmek isterler. Üstelik, müşterilere kişisel düzeyde yaklaşmak da önemlidir. Küçük bir işletme sahibiyseniz, müşteri isteklerine bizzat cevap verebilirsiniz. Eğer, daha büyük bir şirkete sahipseniz, müşteri sorgularını profesyonel ama kişiselleştirilmiş bir şekilde ele alabilecek iyi bir chatbot sistemine yatırım yapabilirsiniz.


6. Şeffaf Olmamak


Şeffaf olmak, takipçilerinizin güvenini kazanmanıza yardımcı olur. Şirketinizin bilgilerini sosyal medya sayfanızda veya kanalınızda yayınlayarak, şeffaf olmayı seçmenin riskleri vardır. Ancak, izleyicinin sorularını ve endişelerini kişisel olarak yanıtlamayı taahhüt ederseniz, etkileşimi olumlu bir şekilde yönlendirebilirsiniz. Unutmayın ki, güven olmazsa satış olmaz.


7. Güncel Olmayan İçerikler Paylaşmak


Milenyum doğumlu genç kitle arasında bilginin yayılması diğer hedef kitlelere oranla çok daha hızlı. Dolayısıyla sosyal medyada anlık olarak paylaşılan ilgi çekici her içeriği hemen tüketmeye hazırdırlar. Bu nedenle, kitlenize güncel olmayan ya da yakın zamanda tüketilmiş içerikler sunmanız sizi, gündemin gerisinde yaşlı bir marka yapabilir. Bu aşamada, güncel olarak sosyal medyayı takip etmeniz, gelişmelerden haberdar olmanız, insanların ne konuştuğunu analiz etmeniz ve takip etmeye değer olduğunuzu kanıtlamanız gerekir.


8. Olumsuz Yorumlardan Kaçmak


Ne yaparsanız yapın, her zaman olumsuz geribildirim sağlayan insanlar olacaktır. Birçok şirket bunu görmezden gelmeye karar verir, ama yapmamalısınız. Bunun yerine, eleştiriyi kabul etmeli ve dikkatle karşılık vermelisiniz. Zira, iletişim dünyasında susmak ve sessiz kalmak çözüm sağlamaz. Gönderinizde olumsuz geri bildirimler alırsanız, geri bildirimi paylaşan kişiye, yaşadıkları sorunu işaret ederek ve sorunu profesyonel bir şekilde ele alıp teşekkür etmelisiniz. Nike, JetBlue ve Starbucks dahil olmak üzere, sosyal medyada müşteri hizmetleriyle uğraşan birçok şirket var. Olumsuz yorumlara yanıt vermek, takipçileriniz ve müşterilerinizle şeffaf olmanız için size bir fırsat verir.


9. Niceliğe Önem Vermek


Bir çok firma, takipçileri söz konusu olduğunda niteliği değil niceliği hedefliyor. Ancak, bir hesabın başarı oranını takipçi sayısı değil, katılım oranı belirler. Daha nitelikli takipçileri çekmek için markalar, Facebook Insights gibi sosyal medya araçlarında bulunan çeşitli araçları kullanmalı ve katılımlarını en üst düzeye çıkarmak için yayınlarını özelleştirmelidir. Buffer gibi sosyal medya araçları, doğru içeriği, doğru zamanda ve doğru sosyal medya kanallarında yayınlamaya yardımcı olmak için kullanılabilir.


Sosyal medya yönetimi hakkında daha fazla bilgi için www.dijitalyol.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

6 görüntüleme0 yorum

תגובות


bottom of page